MEVCUT ŞİRKETLERİN ESAS SÖZLEŞMELERİNDE YER ALAN PAY DEVİRLERİ HAKKINDAKİ HÜKÜMLERİN YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA UYGUN HALE GETİRİLMESİ
Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 22. maddesi uyarınca, anonim şirketlerin ve limited şirketlerin 1 Temmuz 2013 tarihine kadar esas sözleşmelerini Türk Ticaret Kanunu’na uyarlamaları gerekmektedir. Bu süre içinde gerekli değişikliklerin yapılmaması hâlinde, esas sözleşmedeki düzenleme yerine Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.
Ayrıca, söz konusu Kanun’un 28/7 maddesi uyarınca, “Nama yazılı payların devrini, red sebeplerini göstererek veya göstermeyerek sınırlandırmış bulunan anonim şirketler, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde, esas sözleşmelerini değiştirerek, Türk Ticaret Kanununun 492 ilâ 498’inci maddelerine uyarlamak zorundadır; aksi hâlde, bu sürenin dolmasıyla tüm sınırlamalar geçersiz hâle gelir.”.
Türk Ticaret Kanunu’nun 340’ncı ve 579’ncu maddelerine göre bu Kanunun anonim şirketlerin ve limited şirketlerin esas sözleşmelerinin içeriklerine ilişkin hükümleri emredicidir. Şirket esas sözleşmesinin düzenlemeleri, ancak kanunda buna açıkça izin verilmiş ise Kanunun ilgili hükümlerinden sapabilir.
Hisse devirlerine yönelik olarak kısıtlamalar öngören esas sözleşmedeki düzenlemeler emredici hüküm sayılmaktadır. 1 Temmuz 2013 tarihinden itibaren sadece Kanun tarafından kabul edilen/öngörülen kısıtlamalar geçerli olup, hüküm ifade etmeye devam edebilecektir. “Yönetim Kurulu pay devrini onaylar.” şeklindeki ifadeler gibi şirket yönetim kuruluna devre onay vermeme imkânı veren genel kısıtlamalar, geçerliliğini kaybedeceklerdir; zira yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 493/7 maddesi gereğince, “ Esas sözleşme [kanunda öngörülen] devredilebilirlik şartlarını
ağırlaştıramaz.”.
Gelelim, kanun tarafından geçerli sayılan kısıtlamalara: Kanun bu hususta pay senetlerinin türü ve şirketin borsa işlem görüp görmemesi gibi kriterler uyarınca ayırım yapmaktadır.
2.1 Hamiline yazılı pay senetlerinin devri
İlk önce, hamiline ve nama yazılı paylar arasında bir ayırım yapılmaktadır. Şöyle ki, hamiline yazılı payların devri herhangi bir kısıtlamaya tabi olamazlar, devirleri yönetim kurulunun onayına tabi olmayıp şirket pay defterine kaydedilmez. Bu nedenle şirketler, bu nevi paylara başvurmamakta, nama yazılı pay senetlerini tercih etmektedirler.
2.2 Nama yazılı payların devri
Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilirler. Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir.
Kanunun 491’nci maddesi gereğince, (esas sözleşmede hüküm olmasa dahi uygulanmak üzere) iki nevi kanuni sınırlama öngörülmektedir:
- Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir;
- Şirket sadece, devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemişse onay vermeyi reddedebilir.
2.3 Borsaya kote edilmemiş nama yazılı paylar
Kanunun 493’ncü ve sonraki maddeleri, hisse devirlerine yapılabilecek kısıtlamalar yönünden ikinci bir ayırım yapmaktadır: Bir yanda borsada işlem gören anonim şirketler ve diğer yanda borsada işlem görmeyen anonim şirketler. Borsada işlem
görmeyen anonim şirketlerin durumu aşağıdaki gibidir:
2.3.1 “Önemli sebepler”
Hisseleri borsada işlem görmeyen anonim şirketler için, TTK 493’ncü maddesi gereğince yönetim kurulu, ancak esas sözleşmede yer alan önemli bir sebebi ileri sürerek bir hisse devrini reddedebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince, esas sözleşmede belirtilebilecek olan ve yönetim kurulunun pay devrini reddedebilmesi için belirtmesi gereken önemli sebepler aşağıdaki gibidir:
- Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri,
- Şirketin işletme konusu veya,
- İşletmenin ekonomik bağımsızlığı.
1 Temmuz 2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, esas sözleşmede bu yönde açık bir hüküm olmaması veya olsa dahi böyle bir sebebin ileri sürülmemesi halinde, yönetim kurulu, devrin pay defterine kaydına dair talebi reddedemez. Aksi yöndeki esas sözleşme hükümleri batıl sayılır.
2.3.2 Kendi adına ve hesabına
Bundan başka, TTK 493/3’ncü maddesi gereğince devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse, ana sözleşmede öngörmek suretiyle, Şirket (Yönetim Kurulu), devrin pay defterine kaydını reddedebilir.
2.3.3 Satın alma teklifinde bulunma hakkı
Şirketin yönetim kurulu tarafından yürütülmek üzere şirkete, “satın alma teklifinde bulunma hakkı” tanınmaktadır. Şöyle ki ana sözleşmede öngörmek şartıyla, yönetim kurulu, onayına sunulan hisse devrini reddederek, hissesini veya hisselerini devretmek isteyen ortağın hisselerinin, başka bir ortağa veya şirkete veya şirketin önerebileceği üçüncü bir şahsa gerçek değeri ile satılmasını teklif edebilir. Gerçek değerin tespiti için ilgililer mahkemeye başvurarak gerçek değerin belirlenmesini mahkemeden isteyebilir. Bu halde değerleme giderlerini şirket karşılar.
Gerçek değerin tespitinden sonra ilgililerin bir ay içinde bu fiyatı reddetmemeleri halinde şirketin devralma önerisi kabul edilmiş sayılır.
2.3.4 Üç aylık müddet
Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 494’ncü maddesi gereğince, devir için gerekli onay verilmediği müddetçe, payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalır. Şirket onaylamaya ilişkin istemi aldığı tarihten itibaren üç (3) ay içinde değerlendirir. Şirket, onaylamaya ilişkin istemi belirtilen süre içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır.
2.4. Borsaya kote edilmiş nama yazılı paylar
Borsaya kote edilmiş nama yazılı payların devirlerine yönelik esas sözleşmede öngörülebilecek kısıtlamalar ise daha sınırlı bir çerçevede belirlenebilecektir.
Türk Ticaret Kanunun 495’inci maddesi gereğince,
“Şirket, borsada kote edilmiş nama yazılı payları iktisap eden bir kimseyi, pay sahibi olarak tanımayı, ancak esas sözleşme, iktisap edilebilecek nama yazılı paylar ile ilgili olarak iktisap edenin pay sahibi olarak tanınacağı, sermayeyi esas alan ve yüzde ile ifade edilen bir iktisap üst sınırı öngörmüş ve bu üst sınır aşılmışsa reddedebilir.”.
Ayrıca istemde bulunmasına rağmen devralan, payları kendi ad ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse, şirket, payların pay defterine kaydını reddedebilir.
Şirketin ana sözleşmesinde yer alabilecek başka kısıtlamalar söz konusu değildir.
Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 498 (1) maddesi gereğince, “Şirket, devralanın, pay sahibi olarak tanınması istemini, istemi aldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde reddetmezse devralan, pay sahibi olarak tanınmış sayılır.”.
Sonuç itibariyle, Yeni Türk Ticaret Kanunu ile anonim şirketler, eski kanuna göre hisse devirleri açısından çok daha açık şirketler haline gelmişlerdir. Kanunun kabul ettiği esas sözleşmede öngörülebilecek kısıtlamalardan daha ağır koşullar öngörmek yeni Kanuna göre mümkün değildir.
Çok ortaklı şirketlerin ve özellikle ortak girişimlerin dikkatlerini bu hususa çekmek istiyoruz. 1 Temmuz 2013 tarihinden sonra, esas sözleşmedeki ilgili hükümlere gerekli uyarlama yapılmadığı takdirde, söz konusu kısıtlamalar geçerliliğini kaybedecektir.
3. LİMİTED ŞİRKETLER İÇİN
Limited şirketler için, mevcut durum korunmaktadır. Şöyle ki, eski kanunda olduğu gibi, pay devirleri noter huzurunda yapılmaya devam etmektedir ve her halükarda pay devrini onaylayan bir ortaklar kurulu kararı gerekmektedir. Eski Türk Ticaret Kanunu’ndan farklı olarak, kararın sermayenin en az dörtte üçünü temsil eden ortakların, en az dörtte üçünün onayıyla alınması şart değildir; sermayenin salt çoğunluğunun onayı yeterli olacaktır.
Bununla birlikte, anonim şirketlerden farklı olarak, özellikle pay devrinin yasaklanması, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları, şirketin esas sözleşmesinde öngörülebilir.
Herhangi bir sorunuz olması halinde, yardımcı olmaktan memnuniyet duyacağız.