Follow us

İMZA SİRKÜLERLERİNDE TEMSİL YETKİLERİNİN SINIRLANDIRILMASI

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 371. maddesinin 3. fıkrası uyarınca imza sirkülerinde öngörülen şirketin temsili hususundaki sınırlamalardan yalnızca aşağıda belirtilmiş olanlar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edebilecek ve Ticaret Siciline tescil edilebilecektir:

  1. Temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine özgülendiğine ilişkin sınırlamalar. Örneğin, imza sirküleri ile bir kimseye şubeyi temsil etme yetkisi verilebilir; temsil yetkisi belirli bir şubeye ilişkin olarak kısıtlanabilir. Bu durumda, söz konusu kişinin merkez şirketi temsil yetkisi olmayacaktır.
  1. Müşterek imzaları gerektiren sınırlamalar. Şirketler münferit imza ile mi yoksa müşterek imza ile mi temsil edilecekleri hususunda karar verebilir. Daha önceki uygulamada ise, Şirket, belirli konularda ve/veya belirli tutarlarda tek imza veya müşterek imza ile temsil yetkisi sınırlandırması öngörebilmekteydi.

Parasal sınırlandırmaları içeren sınırlamalar gibi, diğer sınırlamalar tescil olunmamaktadır. Başka bir deyişle, imza sirkülerinde, bir kimsenin belirli bir parasal sınıra kadar şirket adına hareket edebileceği şeklinde sınırlamalar tescil edilemeyecektir.

Ticaret Sicili’ne tescil edilemeyecek olan temsil yetkisine ilişkin sınırlamalar aşağıdaki şekilde değerlendirilebilir:

  • Sınırlamalar, TTK’nın 367. maddesinde tanımlanan iç yönerge ile de ele alınabilir. Ancak anılan maddede açıkça belirtildiği üzere, iç yönerge tamamen dâhilîdir, yalnızca yönetim devrine ilişkin olup temsil devrini kapsamamaktadır. Bu sebeple üçüncü kişiler üzerinde hiçbir bağlayıcı etkiye sahip değildir. TTK idari yetkiler ile temsil yetkileri arasında hiçbir ayrım yapmamıştır.
  • Üçüncü kişiler bakımından bu tür sınırlamalar ancak şirket adına hareket eden kişinin temsil yetkisine ilişkin kısıtlama hususunda kendilerine özellikle bildirimde bulunulması halinde bağlayıcı olacaktır. Kısıtlamanın Şirket Ana Sözleşmesinde ya da Genel Kurul Kararında yer alması, üçüncü kişiler bakımından bağlayıcı olması için yeterli değildir.

Temsil yetkisine ilişkin bu tür sınırlamalar, 6762 Sayılı mülga Türk Ticaret Kanununda da yer almakta idi. Ancak, Ticaret Sicil Memurlukları uygulamada anılan sınırlamaların tescilini kabul etmekteydi.

TTK’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”), 371. maddenin 3. fıkrasını ihlal edecek şekilde temsil yetkisi sınırlaması içeren Yönetim Kurulu kararlarının sicile tescil edilmemesi ve ilan edilmemesi hususunda Ticaret Sicil Memurluklarına bildirimde bulunmuştur.

Ticaret Sicili Memurluklarına 7 Mayıs 2013 tarihinde Bakanlık tarafından gönderilen yazının bir kopyası tarafımızca edinilmiştir.

Söz konusu yazının kendilerine ulaştığı tarihten itibaren; Bursa, Antalya ve Eskişehir Ticaret Sicil Memurlukları yukarıda açıklanmış bulunan koşullara uymayan yeni imza sirkülerlerinin tescil başvurularını kabul etmemektedir.

İstanbul ve Ankara Ticaret Sicil Memurlukları ise, Bakanlık tarafından gönderilmiş bulunan bu yazıyı (henüz) dikkate almamaktadır. Söz konusu Müdürlükler, konunun şirketleri ilgilendirdiğini ve herhangi bir durumda kayıtlı olsun ya da olmasın bu tür sınırlamaların iyi niyetli üçüncü kişiler için bağlayıcı olmadığını düşünmektedirler.

Ancak, İstanbul, Ankara ve İzmir Ticaret Sicil Memurluklarının da Ocak 2014’ten itibaren uygulamalarını Bakanlık talimatına uygun şekilde değiştirecekleri bilgisini edinmiş bulunmaktayız.

Her halükarda, bu durum değişebilir ve Bakanlığın talimatı uyarınca kanuna uygun hale gelebilir.

Hukuk Büromuz, ihtiyaç duyacağınız her türlü hukuki destek için hizmetinizdedir.

Copyright© Cailliau & Colakel